Bleach ve Karakterler I

Bir-iki ay kadar önce yazmam gereken bu postun bu kadar gecikmesinden dolayı özür diliyorum öncelikle. Hem okur hem de diğer yazar arkadaşlarımdan.

Aslında daha önce kendi kişisel anime blogumda Bleach karakterlerine baya yer ayırmıştım. Ama o sıralarda daha animenin sonuna bile gelmemiştim, mangayı okumaya başlamamıştım bile ve sadece en sevdiğim karakterlerden bahsetmiştim. Bu şekilde ayıramama rağmen ortaya uzun sayılabilecek 3 post çıkmıştı. Şimdi karakterleri daha iyi tanıdığım için daha iyi bir tahlil yapacağımı düşünüyorum. Ama bu sefer daha da uzun olacak sanırım.

Anime ve mangada genel olarak karakterler çok önemli bir yer tutar. İyi hikayelerin karakterleri genelde çok derin olur. Önemli karakterler hakkında mutlaka pek çok şey biliriz.

Bleach de hayli uzun bir seri olduğudan dolayı çok fazla karakter var. Gerek ilk bölümden itibaren tanıdığımız ana karakterler olsun gerek hikayeye daha sonradan dahil olan karakterler olsun genelde hepsine dair çok geniş bilgiye sahip oluyoruz.

Kısacası Bleach’te karakterlerin yeri kesinlikle ayrıdır ve bu yüzden incelemeye değer. Lafı daha da uzatmadan karakterlerin kısa tahlillerine geçeyim artık.

Tabi ki Ichigo’dan başlayacağım.

(Kurosaki) Ichigo‘nun kaç yaşında olduğu, hikayesinin nasıl başladığını falan anlatmama gerek yok sanırım. Atlıyorum o kısmı. Seri boyunca Ichigo’nun bir insan ve shinigami olarak gelişmesine tanık oluyoruz. Hayatında değer verdiği insanlar için herşeyi yapabilen, gözünü kırpmadan hayatını tehlikeye atan, kazanmak istediği için değil kazanmak zorunda olduğu için kötülerle savaşan bir kişilik kendisi. Ne kadar hızlı geliştiğini söylememe gerek yok. İleriki bölümlerde (mangada da animede de) neler yapacağını heyecanla bekliyoruz. Bunların dışında küçük yaşlarda bile annesini korumanın kendisinin görevini olduğunu düşündüğü ve annesi öldüğünde onun yanında olduğu için uzun bir süre kendini sorumlu hissetmiş ve içine kapanık, sessiz bir çocukluk geçirmiştir. Neyse bu kadar psikolojik analize de gerek yok.

Sıra Rukia‘da (Kuchiki). Küçük yaşta ölmüş ve soul society’ye göçmüş olan bu insan uzun süre soul society’nin en fakir kısımlarında yaşadıktan sonra the soul academy’ye girmiş ve shingami olmaya hak kazanmıştır. Dövüşlerde çok iyi olmamasına rağmen Kido yeteneği oldukça gelişmiştir. Sürekli kendini küçük gören ve kendi kendini aşağılayan bir yapısı var. Buna, onu evlat edinen Kuchiki ailesinin büyük oğlu yani Rukia’nın üvey abisi Byakuya’nun sebep olduğunu düşünmekteyyim. Zanpakotou’sunun Soul Society’nin en güzeli olduğu söylenir.

Orihime (Inoue) şapşallığı, sıradışı hayalgücü, Ichigo’ya olan aşkı, tokalarından fırlayan peri kılıklı şeyler (neyler?), çok nadir görülen bir iyileştirme gücü, iyimserliği, sıcakkanlılığı ve yardımseverliği ile tanınır. Shinigamileri bile şaşırtan iyileştirme gücü sayesinden sürekli nerde yaralı varsa oraya koşar ve insanları tedavi eder. Dövüş konusunda epey güçsüz olmasına ve bu konuda kendini kötü hissetmesine rağmen sürekli ihtiyaç duyulan bir karakter olması Inoue’nin serideki önemini arttırır. Özellikle baş kahramanın sürekli öldüğü bir animede.

Chad (Sado) çok acayip hispanik kökenli bir karakterdir. Ichigo’nun ortaokuldan arkadaşı olan bu şahıs onu korumaya söz vermiştir. Ama zaman gelir ki Ichigo hayvan gibi güçlü olduğundan artık onu koruyacak kimseye ihtiyacı kalmaz. Bu durum Chad’i hırslandırır ve çoğu karakterde olduğu gibi o da baştaki halinden çok daha güçlü bir hale gelir. Sağ kolunu daha çok defans ve zayıf-orta darbeler için, sol kolunu öldürücü darbeler için kullanacak kadar güçlenmiştir. Yine de yapabileceği çok birşey olmasa da her zaman Ichigo’nun arkasındadır.

Ishida (Uryuu) bir Quincy’dir. Saçma sapan oklarla dövüşür. Başta Ichigo’nun rakibiyken sonra dost olurlar. Ama yine de aralarındaki sürtüşme hiç bir zaman bitmez. Quincy gururu diye ortalık dolanıp durur ve sürekli dayak yer. Pek sevdiğim bir karakter değildir kendisi. Olmasa da olurdu bence…ki bunu çok fazla karakter için söylemem Bleach’te.

Gelelim biricik aşkım (Abarai) Renji‘ye🙂 Kendisi sürekli dayak yer. Evet. Renji için söylenilecek ilk şey budur. Şu ana kadar pek fazla kavga kazandığı olmadı açıkçası. Baştan itibaren çok da güçlendiği de söylenemez. Ama yine çok sevilen bir karakterdir. Rukia’nın çocukluk arkadaşı. Tam olarak ona karşı beslediği hissin ne olduğunu çözebilmiş değilim. Aşk meşk konularına pek girmiyor Tite Kubo. Neyse herşeye rağmen kendisi de Zanpakotou’su da gayet karizmatiktir. Başta Ichigo’nun düşmanıyken o da sonradan her zaman Ichigo’yla aynı safta yer almaya devam eder. En büyük amacı Byakuya’yı yenmektir. Ama bunun için 4000 fırın ekmek yemesi falan gerekiyor.

(Kuchiki) Byakuya‘dan bahsedelim bari…madem o kadar adı geçti. Kendisi 6. takım kaptanıdır. Bir kere bile gülümsediği görülmemiştir. Gereksiz ağırbaşlı ve ciddidir her zaman. En güçlü kaptanlardan biridir. Rukia’nın idamına sesini çıkarmaması başlarda ona karşı pek ısınamamızı sağlasa da cool tavırlarıyla her zaman seyirciyi/okuyucuyu etkilemiştir. Daha sonra Rukia’nın başı ne zaman derde girse bir yerden fırlayıp onu kurtarması ile gönüllerde taht kurmuştur adeta.

Hazır kaptanlardan başlamışken kaptanlarla devam edelim. Belirli bir sıralamaya göre yapmadım listeyi. Aklıma geldikçe yazıyorum işte….

En sevdiğim kaptanlardan biri olan 10. takım kaptakı Hitsugaya (Toshiru) Soul Society tarihinin en genç kaptan olmuş shinigamisidir. Genç görünümü yüzünden çoğu kişi ona kaptan olarak hitap etmeyi bile unutur ve çoğu zaman çocuk sanarlar (genelde gerçek dünyaya gittiğinde). Çocuk gibi görünmesine rağmen kaptanların arasında en olgun olanlarından biridir, her zaman ciddidir ve işine çok önem verir. Zanpakotou’su da kanımca en karizmatiklerden birisidir.

10. takım kaptan yardımcısı (Rangiku) Matsumoto‘nun en BÜYÜK özelliği memeleridir. Fiziksel görünümünün yanı sıra rahat ve kadınsı tavırları, tembelliği, neşeli kişiliği ve sake içmesiyle ünlüdür. Hitsugaya’yı Soul Academy’ye girmeyi ikna eden de Rangiku olmuştur. Her zaman kaptanını destekler ve ona çok bağlıdır. Çoğu zaman kaptanı neşelendirmeye çalışsada genelde azar işittiğiyle kalır. Zanpakotou’su da kendisi gibi şımarıktır ve Rangiku’ya bazen zor anlar yaşatır. Gerçek dünyaya gitmeyi en çok alışveriş yapmak için sever.

11. takım kaptanı Zaraki Kenpachi kendinden bir önceki kaptanı öldürerek kaptan olmuştur ve gücü tamamen fizikseldir. Zanpakotou’sunun gerçek gücünü bile bilmez. Dövüşlerde rakibine eşit koşullar sağladığını düşündüğü için reiatsu’sunu azaltan özel bir tek göz bandı ve dimdik saçlarının ucuna ziller takar ki rakibi nerde olduğunu daha kolay bilebilsin. Kısacası hafif ruh hastası bir kişiliktir. Dövüşmekten başka birşey yapmak istemez. O kadar ki çoğu kaptanın yapmak zorunda olduğu resmi işleri bile yapmaz. Buna rağmen takımındaki diğer shinigamiler kendisine olan bağlılıkları ile bilinirler. Vahşi yapısına rağmen en sevilen ve sayılan kaptanlardan biridir.

Yachiru 11. takım yardımcı kaptanıdır. Pembe saçlı, pembe yanaklı, çocuk görünümlü bu ufaklık genelde komedi unsuru olarak karşımıza çıkar. İnanılmaz şirinliğiyle en sevilen karakterlerden biridir. Şekere olan düşkünlüğü, yaramazlığı, herkese kafasına göre taktığı isimlerle ünlenmiştir. Bebekliğinden beri Kenpachi’nin himayesi altında büyümüştür.. Boyuna ve cüssesine göre ayı gibi Kenpachiyi kaldırarak çatıdan çatıya taşıyacak kadar fiziksel gücü olduğuna şahit olsak da şu ana kadar hiç bir dövüşte göremedik kendisi. Gerçek gücünü ve kılıcının gücünü görmeyi merakla bekliyorum.

Şimdilik bu kadar yeter sanırım. Daha en favori karakterlerimden bahsetmedim bile (Renji hariç)….

Dediğim gibi çok fazla yer ve zaman gerekiyor karakterlerin analizlerini yapmak için.. kısa kısa da olsa…

Beni bekleyin anacım

2 Yanıt to “Bleach ve Karakterler I”

  1. […] ve Karakterler II Bleach ve Karakterler I yazımı 11. takım kaptanı Kenapchi ve kaptan yardımcısı Yachiru’dan bahsederek […]

  2. bende oyuncak arabasını aldım ama çok kazık veküçük bir şey ama filmi çok güzel en çok Sword u seviom hareket olarak kasırga yı seviom puanla
    rım
    müzik:9999999999999999999999999999999999999999999999999999999
    çizim:99999999999999999999999999999999999999999999999999999999

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: